| EKOLOJİK DENGE Mİ? ÇEVRECİLİK Mİ? |
|
|
| Pazartesi, 23 Haziran 2008 | |
|
Gün geçtikçe soluduğumuz hava, bastığımız toprak (ki betonarme yapıların içinde bulabilirsek), içtiğimiz su kirleniyor. Yağmur ormanları hızla yok ediliyor. Sanayi kuruluşlarından atmosfere yayılan, sera etkisi yaratan gazlar nedeni ile atmosferin doğal dengesi bozuluyor. Dünyamız hızla kirleniyor ve ısınıyor. Uzmanlar felaket senaryolarına sürekli yenilerini ekliyorlar. Biz ise kapımızın önünü temiz tutmaktan söz ediyoruz. Peki kapımızın önünü temizlemek kötü mü? Hayır! Kapımızın önünü temiz tutmak bir vatandaş olarak zaten asli görevlerimizden biri. Ancak benim dikkat çekmeye çalıştığım "bu hızla kirlenen bir dünyada acaba gelecekte kendimize ya da çocuklarımıza temizlenecek bir kapı bulabilecek miyiz?" sorusudur. Düşünün !!! Dünya üzerinde yaşayan canlılar ile cansız çevre arasında mükemmel bir uyum vardır. Bu uyuma "doğal denge" ya da "ekolojik denge" adı verilir. İnsan sonuçlarını düşünmeden sürekli olarak bu uyum üzerinde değişiklik yapmaktadır. Karşılaştığı felaketler ile de şaşırıp kalmaktadır. Örnekler çok: 17 Ağustos depremi, Güneydoğu Asya'da yaşanan tusunami, buzulların erimesi... Biz insanlar doğayla uyum içinde yaşamayı öğrenmediğimiz sürece doğanın bize sert cevapları da eksik olmayacaktır. Şimdi cevaplamamız gereken asıl soruya geldi sıra... Doğayla uyumlu ve barışık bir şekilde mi yaşamalıyız yoksa yok olan dünyamızı görmezden gelip kendimize küçük avuntular mı yaratmalıyız? Kısacası: Ekolojik denge mi? Çevrecilik mi? |
| Sonraki > |
|---|